Tarih:    05.12.2003

Hava:    -16ºC

   Gözümü açtığımda yaşlı bir kadın metro istasyonun girişindeki birikmiş buzları temizliyordu. Hareket ettiğimde sol tarafımda bir ağrı hissettim.  Nefes alırken zorlanıyordum, kaburgalarımın kırıldığını düşündüm. Sol elimle yerden destek alıp kalkmaya çalışırken, sağ dizimin arkasında yanma hissedip yere yığıldım. Hamstring lanet bir kastır. Sakatlığı kırığa, çıkığa benzemez. Yıllar geçse de buralardayım akıllı ol der, ara ara kendini hatırlatır.       

    Elimi korkuyla arka bacağıma attım. Neyse ki pantolonumda yırtık, kan yoktu. Büyük ihtimal sert bir darbe almıştım. Evinden kilometrelerce uzakta, dilini bile bilmediğin bir yerde tekme darbesi bıçak darbesinden iyidir.  Başıma kötü şeyler geldiğinde hep daha kötüsünü düşünürüm. Nefes alıyorsam daima umut vardır. Yere tekrar kapaklanmamak için daha temkinli kalktım. Beni görmezden gelen yaşlı kadının yanından ilerleyip, süzülerek metro istasyonuna indim.  Evet tam olarak böyle oldu. Ağrıdan, sızıdan, soğuktan yürüyemiyor, adeta süzülüyordum. 

    İçine altmış dolar sıkıştırdığım pasaportum ve çok az sayıda metro kartım dışında her şeyimi almışlardı. Valizlerim, telefonum, gideceğim yerin adresi, telefon numaraları. Tam anlamıyla berbat bir durumdaydım. Gittiğim yere bakmadan ilk gelen metroya bindim. Zaten bakmamın da bir anlamı yoktu. Ne yazılarını okuyabiliyor ne de dillerini konuşabiliyordum. Tek istediğim ısınmaktı. El ve ayak parmaklarımı neredeyse hissetmiyordum. Isınmaya başladıkça vücudumdaki ağrılar iyice hissedilir oldu.  Gece fena hırpaladılar ve sanırım öldü zannederek bıraktılar.

“Adım Can,tanıyabileceğiniz en şanslı insanlardan biriyim, hayatta kalmada idmanlıyım!”

Bir gün önce…

   Aslında yüz dolarım vardı. Yurt dışı çıkış harcını hesaba katmayınca, Damadedova havalimanına cebimde altmış dolarla indim. Daha da kötüsü biletim tek yöndü.

“Ne yani, sizin hayatınızda hiç saçmaladığınız anlar olmadı mı? Kesin olmuştur. Ben biraz bokunu çıkarmış olabilirim ama eminim sizlerin de aptalca, çılgınca yaptığınız şeyler, aldığınız kararlar olmuştur.”

    İki polis kontrolü, üç yanlış metro deneyimiyle gece yarısını bulsam da ekmek, su isteyecek, adres soracak kadar İngilizcemle havalimanından metroya, oradan da aktarma yapacağım durağa kadar gelebildim. Birazdan bayılana kadar dayak yiyeceğim metronun sırasıyla rüzgarı,sesi ve kendisi geldi. Kapıların açılmasıyla valizlerimi ve kendimi vagondan içeri attım. Çok yorulmuştum.

   Vagonda, benim dışımda çoğu askeri bot giymiş, ellerinde alkol şişeleriyle, yüksek sesle konuşan yedi kişilik bir grup daha vardı. Dikkatlerini üzerime çekmemek için göz temasından uzak durup, onları soluma alacak şekilde yan oturdum. Vagonda sessizlik oldu. Alanlarını tehdit eden yabancıya kilitlenmiş köpek sürüsü gibi dikkatlice bana bakmaya başladılar. Köpeklere saygısızlık olmasın. Köpeklerin dünyasında racon vardır. Mesela teslim olan köpeğe dokunulmaz, gitmesine izin verilir.

   Burnum keskindir,tehlikenin kokusunu bir kilometreden alırım ama bu sefer kapılar ortalama iki dakika açık kalmasına rağmen nedense vagondan inmedim. Tuhaf bir durum, anlatması zor. Sanırım böyle olması gerekiyordu.  Yaşadığım deneyimler bana, etrafımı kollamayı öğretti. Herkesin hayatında zor, inişli çıkışlı dönemler olmuştur. Bu kötü zamanlarda ben, içgüdülerine başvurarak fırtınayı en az hasarla atlatıp, hayata kaldığı yerden devam eden gruptanım.

  Bir süre sonra bana bakarak aralarında yüksek sesle konuşmaya başladılar. Söylediklerini anlamıyordum ama küfür ettikleri çok belliydi. Şiddetin dili her yerde aynı. İçlerinden biri ayağa kalkıp bana doğru yürümeye başladı. O an kapılar açıkken vagondan inmediğim için kendime kızdım. Nasıl böyle bir şey yapmıştım. Dar bir alanda, en hafifi neredeyse doksan kilo olan bu adamlara karşı hiç şansım yoktu. Karar vermeliydim; ya alttan alıp beni tartaklamalarını izin verecektim ki bu şekilde çantalarımdan ve altmış dolarımdan olur ama canımı kurtarabilirdim ya da Allah ne verdiyse diye saldıracak ve daha fazlasını kaybedecektim. Açıkçası neler olabileceğini kestiremiyordum. Bu insanların merhamet duyguları ne boyuttadır bilemiyordum. Dillerini bile bilmediğim alkollü bir grupla nasıl iletişim kurabilirdim ki? Bir de bu pislikleri alttan alma düşüncesi hiç hoşuma gitmiyordu. Kararımı verdim. Ne bir eksik ne bir fazla…


10 adım kala!
Göz ucuyla etrafı inceledim. Kendimi savunmak için bir şeyler aradım ama boş bir vagonda ne bulabilirsin ki? 


9 adım kala!
Aklıma birden çantamdaki takoz laptop geldi. Evet silahımı bulmuştum! Çok ağır ve sağlamdı. Bir defasında diklemesine betona düşmüş hiçbir şey olmamıştı. 


8 adım kala!
Sağ elimle dikkatli bir şekilde çantamı açtım, laptopu kavradım. Sessizce beklemeye başladım. 


6 adım kala!
Doğru hamleyi yapana kadar bekleyip, üzerime gelen adamı bir veya iki darbede etkisiz hale getirecektim. Planım buydu. Diğerlerini şaşırtabilmeyi umuyordum ve umarım bu işe yarardı.

4 adım kala!
Korkma
Nabzına hakim ol
Çabuk ol
2 adım kala!
Bana doğru yaklaşan adam aramızda iki adım kala durup tekrar bir şeyler söylemeye başladı ve aniden üzerime hamle yaptı. Hazırlıklı olduğum için kendimi geriye attım ve takoz bilgisayarımla piç kurusunun suratına tüm gücümle vurdum. İkinci darbeye gerek kalmadan kanlar içinde yere yığıldı. Diğerleri üzerime koşmaya başlarken, kendimi savunabilmek için bankın üstüne çıktım ama çok işe yaramadı. Beni yakalayıp aralarına aldılar. Tekmeler, yumruklar havada uçuşmaya başladı. Yere düşmemeye çalışıyordum çünkü yere düşersem hiç şansım kalmazdı ama fazla dayanamadım. Yere yığılırken orospu çocuklarından bir tanesini gayri ihtiyari altıma çekmeyi başardım. Diğerleri umurumda bile değildi. Tüm sinirimi ondan çıkaracaktım. Boğuşma esnasında bir anda altımdaki adamın kulağını ısırdım. Arkadaşlarını benden kurtardıklarında, kulağının bir parçası ağzımda kalmıştı. O kadar gözüm dönmüştü ki ağzımdaki kulak parçasını yutmayı düşündüm. Böylelikle, kopan parçayı dikemez ve ömrünün sonuna kadar kesik kulakla gezer. 

“Tuhaf bir beynim vardır. Aynı anda birçok şeyi düşünebilir, olayları kafamda kurgular, büyütür, yorumlayabilirim. Yani bu halde bile bunları düşünüyor olmam benim için çok normal bir davranış. Şaşırmanıza gerek yok.”

Maalesef midem kaldırmadı. Ağzımdaki kulak parçasını tükürdüm.  Kalabalığın arasında kalmanın en kötü yanı suratınıza, sırtınıza inen tekmeler değil, üzerinize çöken insanların ağırlığıdır. Bu kavgada da böyledir yaşamda da. Nefesiniz kesilir, öleceğinizi sanırsınız. Tekmeler başımda, sırtımda, bacaklarımda patlarken tek yapabildiğim başımı ellerimin arasına alıp kapanmaktı. Bir boşluk bulup, ensemi ve omurgamı korumak için arkamı kapıya verdim. Önden gelen darbeleri engellemeye çalışıyordum ama birini kessem diğeri vücudumun herhangi bir yerinde patlıyordu. Sanırım arkadaşlarına yaptıklarım onları çılgına çevirmişti.    

   Metro kapısının açılmasıyla kendimi dışarı yuvarladım. O an umutlandım. Birilerinin görme, müdahale etme düşüncesi içimi rahatlattı. Fakat etrafta kimse yoktu. Pislik sürüsü beni çekiştirip ters istikamette gelen metroya soktular. Tam seçemedim ama vagonda sadece birkaç kişi vardı. Tüm eşyalarım diğer trende kalmıştı. Boşuna dememişler mal canın yongası diye. Canımı unutup valizlerimi düşünmeye başladım ama tekmeler hemen hatırlamamı sağladı. Berbat bir haldeydim. Ağzımda kan tadı vardı. Kendi kanımın tadını alabiliyordum. Hepsini öldürmek istiyordum. Keşke metro kaza yapsaydı! Umurumda değildi. Hepimiz ölelim! Beni, dövmelerinden çok çekiştirip diğer metroya sokmaları çıldırtmış, ağırıma gitmişti. Bir terörist saldırısı olsaydı keşke. Moskova’da Çeçen saldırılarını çok duymuştum. Keşke birden kapı açılsa, içeri üzeri bomba dolu biri girse ve BOMM... Ama hiçbiri olmadı. Bir süre sonra bilincimi kaybettim...


 Bir gün sonra…


    Metronun camından, neredeyse kapanmış sol gözümü görünce durumumun ciddiyetini iyice anladım. Nefes alırken zorlanıyordum. Vücudumun her yeri ağrıyordu. Parmaklarım neredeyse kapanmıyordu. Sokaklarda yaşayan alkolik, madde bağımlısı evsizlere benziyordum. İnsanların tuhaf bakışları çok utanç vericiydi.

   Şuursuzca akşama kadar metronun içinden çıkmadım. Ara ara oturduğum yerde uyuyordum. Yapmam gereken polislerin yanına gidip yarım yamalak İngilizcemle başıma gelenleri anlatıp, beni Türk Konsolosluğu’na götürmelerini istemekti ama sanki düşünme yetimi kaybetmiştim. Hiçbir şey yapmadan metronun içinde öylece oturuyordum. İnsanlar azalmaya başladıkça içimi bir korku kapladı. Ya aynı grupla tekrar karşılaşırsam! Ben bunları düşünürken önümden üstü başı yırtık, leş içinde birkaç kişi geçti. Sanırım evsizlerdi. Korkuyla ve istemeyerek de olsa onları takip etmeye başladım. Dışarısı çok soğuktu. Zaman ilerledikçe kendimi iyice çaresiz hissetmeye başladım. Evimden kilometrelerce uzakta beş parasız, bitkin bir halde, daha önce görmediğim sokaklarda berduş kılavuzlarıma fazla yaklaşmadan onları takip ediyordum. Ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu. Tek istediğim ısınmaktı. Dar bir sokakta, altlarında kartonlar, iki büklüm olmuş evsizler, ikili üçlü guruplar halinde yerlerde yatırıyorlardı. Allahtan bu ilk sokakta kalışım olmayacaktı. Tecrübeliydim ama bu defa evime çok uzak ve çok soğuk bir yerdeydim.

   Çöpün kenarına atılmış karton parçalarını havalandırmanın kenarına serdim, gazete parçalarını elbiselerimin altından tenime değecek şekilde sardım. Bu bilindik bir yöntemdir. İnsanı sıcak tutar. Yere çökerken her yerim ağrıyordu. Dizlerimi iyice karnıma çektim. Sol gözüm neredeyse tamamen kapanmıştı. Hiçbir şey görmüyordum. Sanki bir film karesindeydim.  Sokakta yükselen buharları izlerken, kendi kendime mırıldandım, “Her ne pahasına olursa olsun, bu şehirden elim boş dönmeyeceğim…! “

Yorumlar  

# ugaumovefi 31-10-2019 04:11
http://mewkid.net/where-is-xena/ - Buy Amoxicillin Amoxicillin 500mg Capsules jrw.vvgv.samandagkentgunlugu.com.bjj.jz http://mewkid.net/where-is-xena/
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
# ocijomepcwum 31-10-2019 04:34
http://mewkid.net/where-is-xena/ - Amoxil Amoxicillin Online bar.qvnu.samandagkentgunlugu.com.lvy.ho http://mewkid.net/where-is-xena/
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
# uixadofia 31-10-2019 10:15
http://mewkid.net/where-is-xena/ - Amoxicillin Online Amoxicillin 500mg kmp.kkzk.samandagkentgunlugu.com.acc.bq http://mewkid.net/where-is-xena/
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı
# ahexelsogawe 31-10-2019 10:38
http://mewkid.net/where-is-xena/ - Buy Amoxicillin Online 18 duz.osin.samandagkentgunlugu.com.ija.hc http://mewkid.net/where-is-xena/
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile